Arzu Karamanlı NAZMİ - Süper babaanne
Arzu Karamanlı NAZMİ - Süper babaanne
BAŞYAZAR / 19 Ocak 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Süper babaanne" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Daha 1997’de “Bozkurt İşareti” yapan çocuklara fırça atıyordu.

Üzerinden beş, altı yıl geçmeden kendini “Asena” ilan etti. Kıvırma kabiliyeti şaşırtmasın söz konusu olan “Dişi Kurt Asena”. Ona dönüşüverdi. Bu arada da pek çok kapıyı dolaşıp, boy gösterdiği de “aynıyla vaki”…

Nihai kertede “Asena” olarak kalmakta karar vermiş olmakla birlikte, HDP’ nin Meclis’te olmasında bir behis görmeyecek kadar derin bir “Ülkücülük” ruhuna hakimdi.

Hanımefendi biraz dinlenecekler” nezaketinde bir uyarının ardından, hormonlarını ikna etti ve “babaanne” olmaya karar verdi. Ancak kafasının karışması çok zaman almadı ve “Ya babaanne olacağım, ya başbakan olacağım” ikileminde kaldı. İki pozisyon birbirinin muadili olduğundan ikisinden birini tercih etme hakkı elbette vardı.

Sonunda kendi “Hür iradesi” ile başbakan olmaya karar verdi. “Kerameti kendinden menkul” olduğundan başbakan olması, babaanne olmasından çok daha kısa sürebilirdi. Hemen 3-5 ay sürecek bir çalışma planı hazırladı. “ Market alışveriş listesinden” hallice hazırlanan “nitelikli iş planını” hayata geçirmeye başlaması ise sevgili torununun “baby shower” hazırlıkları kadar zamanını almazdı.

“ Recep İvedik” sadeliğinde hazırladığı “ Kariyer Planına” attığı çentiklerde yine aynı hızda yol aldı.

Fokus Grup oluşturulacak,

MHP Olağanüstü Kongreye taşınacak,

MHP Genel Başkanı olunacak,

En geç iki ay içinde başbakan olunacak,

Bütün bunlar yapılırken nitelikli sosyal medya ülkücüleri ile temas hiç kesilmeyecek, “Ülkü” olur, “Turan” olur, “Türklük Ateşi” olur artık ne hissediliyorsa her daim diri tutulacak. Aynı Ülkücülerin gün içinde bir başka hashtage, “Biji Apo” yazmasının ise hiçbir ehemmiyeti olmayacak…

Günler su gibi geçti. İş planı zaman zaman tökezlese de başbakanlık yolunda hiç de önemsenecek detaylar değildi. Zira artık tarih bile belliydi. “Hissi kablel vuku”;  babaanne yüreği işte hissedebiliyordu, “15 Temmuz’ dan sonra başbakanım” diyordu.

Tam “Balkon Konuşmasına” hazırlanıyordu ki kötü talih yakasını bırakmadı Türkiye işgale kalkışıldı. Tesadüfün böylesi hem de 15 Temmuz gecesi.  Sosyal medyanın ülkücüleri “Biji Apocularla” beraber makarna kuyruğunda bekleşirken; “Gerçek Ülkücüler”, tüm vatanseverlerle el ele vermiş ülkeyi işgalden kurtarabilmişti…

16 Temmuz’da birden hevesi kaçtı. Hava çok sıcaktı, meydanlar çok kalabalıktı, insan içine çıkmak istemiyordu hatta içinden babaanne olmak bile gelmiyordu…

Şimdilerde makarna stokları tükenen sosyal ülkücüler kısmen “er meydanındalar!”. Ancak fokus ekibi dağılmış. Ümit Özdağ gitmiş Ümit Kocasakal’a fon olmuş, planlar değişmiş alt üst olmuş. Süper babaannede büyük ihtimalle miadını doldurmuş.

Bu ara pek bir feryat figan ediyor, “Devlet Bahçeli beni tutuklatacak” diye. Babaanne vesveseleri işte, hiç olacak hadise mi, ne alaka?

Hayırdır İnşallah… Hayırdır İnşallah…

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.