Arzu Karamanlı NAZMİ - Üretim fazlası
Arzu Karamanlı NAZMİ - Üretim fazlası
BAŞYAZAR / 17 Ocak 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Üretim fazlası" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Modern dünya, modern zamanlar neleri değiştirmedi ki?  Şarkılar, filmler, ünlüler, değişti… Elbiseler, arabalar, aksesuarlar, mobilyalar, evler, hepsinden önemlisi insanlar ve hayatları değişti…

Bir zamanlar evlerde çalan telefona cevap vermeye korkan “babaannelerin”; artık ellerinde akıllı telefonları, tabletleri, sosyal medya hesapları var. Evlerinde tuz bittiğinde komşudan rica etmiyor, internetten sipariş veriyorlar. Yemek tarifleri bile online…

Arabalar değişti. Koldan vitesli arabaların “hatıraları yeter”…  Artık çoğu arabada vites bile yok. Yol tarif ediyor, seninle konuşuyor, kendi kendini park edebiliyor. Koltuğunu ayarlıyor, ısıtıp, soğutuyor, havayı temizliyor. Tozlu yollarda “kafanızı çıkartıp” hava almaya çalışırken hayalete dönüşme ihtimaliniz “sıfır”…

Evlerde; kömür sobaları, siyah- beyaz tüplü televizyonlar ve regülatörleri, çiçekli perdeler, alüminyum tencereler, çizgili koridor kilimleri, yeşil sabunlar, leğenler, naylon “anne terlikleri” yok. Yorgan iğneleri yok, artık çarşaflar bile değişti. Üçüncü yıkamada el sıkıştırma garantili çamaşır makineleri ise “mazi kalbimde derin yaradır” klasiği.

İnsanlar değişti.

Hayatlar değişti…

Leyla değişti, Mecnun değişti… Çöllerde artık “ralli” yapıyorlar.

Yollar değişti.

Okullar, hastaneler, kurumlar değişti.

E tabi “Çelik” te değişti…

Bir tek onlar değişmedi. Aynılar. Aynı despotluk, aynı kabalık… Hayata dair “promosyonlarını” dahi değiştiren modern dünyanın gücü, onları değiştirmeye yetmedi.

Sanki “Türkiyelinin” yanında promosyon verilen “üretim fazlalıkları” gibiler.

Raf ömürleri” değişiklik gösterse de gramajı, ambalajı hep aynı. Sloganları, sadık tüketici profilleri, vaatleri değişmez. 

60’larda, 70’lerde, 80’lerde, 90’larda, 2000’lerde. Değişmediler, değişmeyecekler.

60’lı yıllarda Şehit Başbakan Adnan Menderes’in yakasına sarılan, siyaset tarihimizin en “makus” Genel Başkanı, “Kasetlerin Efendisi” neyse, Parlamento’da Milletvekili yumruklayıp burnunu kıran “yancısı” da o… Ve dahi “burun kıran” vekili alnından öpüp, kutsayan seçmeni de tıpkı onlar gibi.

Hepsi raf ömrü değişen, dayatma promosyon profilleri…

Bilinçli adam yaralama vukuatından sabık Vekil; soluğu seçim bölgesinde alıp, alnından öpen seçmenler ile aklandığını ve kutsandığını düşünse de sonuç değişmez.

Ne onlar değişir, ne de sonuç. Evlat olsalar eldivenle sevilmezler de elden ne gelir, biz katlanıyoruz.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.