Arzu Karamanlı NAZMİ - Öfkeli şirin
Arzu Karamanlı NAZMİ - Öfkeli şirin
BAŞYAZAR / 11 Ocak 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Öfkeli şirin" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Öyle uzak ülkelerden mutluluk maddeleri ithal etmekle olmaz. “Mutsuzluktan ölüyorum” köşelerinizde ne kadar dert yansanız az. Daha çok ağlayacaksınız.

Ait olduğunuzu hissetmediğiniz bir ülkede, sizi otorite görmeyen yöneticilere;  “hakaret” edip, “iftira” ata ata eriyip gideceksiniz. Her geçen gün eriyen tirajlarınıza, düşen reytinglerinize azalan frekanslarınız eklenecek önce.

Sonra “çığırtkanlığınıza”, “çirkefliğinize” meftun, size alkış tutan “öfkeli şirinler” ordusu azalacak bir bir. Aynı sizin gibi bir yere ait olmayan, kimlik bunalımlı “başarısızlar orduları” dağılacak zamanla.

Suçu hep başkalarında arayanlar,

Hayata sunulan en büyük armağan olan elitler,

Burjuvalar ve özentileri,

Nefsi ve çıkarları uğruna ilkelerini satanlar,

Birazcık şöhret uğruna onurundan olanlar,

Onlar da kesecek önce “alkışı” sonra “selamı”.

Sonra; “Yanki go home”… Nereye benzemek istiyorsan oraya, nereye hizmet ettiysen oralara ya da kimden emir aldıysan onun yanına.

Çünkü birleşe birleşe “çoğalan” bu ülkede, böyle azalmaya devam edeceksin. Eski günlerde olduğu gibi, seni “takmayan” yöneticilere duyduğun kinden dolayı küçümsediğin ülke büyüdükçe sen “küçüleceksin”...

Acılarına ortak olamadığın, başarılarıyla gurur duymadığın, dostuna düşmanına karşı “bir” olup, birlikte hareket etmediğin bir ülkede “salyangoz satmaya” devam ettiğin sürece, “Dalay Lama” ithal etsen ne olur?

Oysa bu ülkeyi yönetenler biraz sırtınızı sıvazlasa, biraz sizi biraz hizmet ettiklerinizi dinlese böyle mi olur? Dil değişir, üslup değişir, aksan değişir. Üç tarafı denizlerle çevrili bu “cennet” ülkede mutluluktan havalanmak an meselesidir.

İşte o zaman sen razı, ben razı, Allah razı öyle değil mi?

Tüm engellemelere ve saldırılara rağmen hedeflerine ilerleyen Türkiye’de yaşamak seni mutsuz ediyor olabilir. Ama yine de sen “mutsuzluktan” ölme lütfen. Şunun şurasında 2023’e ne kaldı? 2023 Türkiye’sini görmeden, tırnağına taş değmesin.

O güne kadar karala, hüzünlen, kışkırt, ayrıştır ne değişir?

Güneş balçıkla sıvanmaz. “Kutlu yolculuk” aslında “Kutlu Menzil” demektir. Her menzil, bir sonrakine erişmek için bir merhaledir.

Sen öfkeni, hırsını, hüznünü sağlam tut. 2023’e erdiğimizde, çok istiyorsan “kahrından ölmek” senin tercihindir.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.