Arzu Karamanlı NAZMİ - Yaşam standardı
Arzu Karamanlı NAZMİ - Yaşam standardı
BAŞYAZAR / 4 Ocak 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Yaşam standardı" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Onun bu ülkede yaşayan milyonlarca insanla bir gün, bir biçimde kesişti yolları…

Sabah ezanında uyanıp hastanelerde doktor, ilaç kuyruklarına girdi mesela. Okul harçlığını yetiştiremediği için işportaya çıktı örneğin.

Ders kitaplarını Beyazıt’ta ki “ikinci el” kitapçılarından aldı, “İmam Hatip” okuduğu için dokuz köyden kovuldu. Bu ülke için vergi veren, askere giden bir baba olarak; sırf başları örtülü oldukları için kızlarını bu ülkede okula gönderemedi ne hazindir ki…

Yeşil sahalarda top koşturduğu halde, babası izin vermediği için futbolu bırakanlarla;

Semt pazarlarından alışveriş yapanlarla, yaylalarda çayını yudumlayanlarla;

Kader mahkumlarıyla yan yana ranzalarda, hak ettikleri ellerinden alınanlarla;

Kendisi gibi olmaktan vazgeçmeyenlerle” ve dik durmanın onuru ile yaşayanlarla;   

Hep birleşti, hep kesişti yolları. “Yaşam biçimi” değil, “yaşam standardı” oldu bütün çabası...

O nedenle 4,5 yıllık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde, 11 yıllık kesintisiz Başbakanlığı döneminde, 2,5 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde; “yaşam standartlarının” değiştirilmesi ve iyileştirilmesinden başka bir gayesi olmadı.

Parası olmadığı için yeni doğan bebeğini, hastasını, cenazesini hastanede rehin bırakmak zorunda kalan bir millete; sağlıkta tek çatı, on sekiz yaşına kadar sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanma hakkı, yeşil kart uygulamasının yaygınlaştırılmasını, özel hastanelerde devlet desteği ile tedavi olabilme hakkını getirdi.

Kız çocukları okuyabilsin diye; ekonomik durumu iyi olmayan kız çocuklarına burs sağladı, “annelerinin” hesabını yatırdı. Evlenenlere “çeyiz yardımı” yaptı.

Çalışan annelerin hayatını kolaylaştırmak için; “kreş yardımından”, “erken emeklilik hakkına” kadar onlarca uygulamayı hayata geçirdi. Kadın girişimcilere destek olmak amacıyla; “teşvik” ve “hibe” krediler verilmesini sağladı. Kadına karşı “pozitif ayrımcılığı”, Anayasal güvence altına aldı.

Azınlık “ibadethanelerinin” tamir ve restorasyonu yaptırdı. Daha önce kapatılan azınlık ibadethane ve okullarını yeniden açtırdı.

Türkiye’nin 81 vilayetinde açılan okullar, üniversiteler, hava limanları, hastaneler ve spor komplekslerini; hayatı kolaylaştıran teknolojik yatırımları; “eşit” ve “demokratik” bir yaşam için yapılan yasama faaliyetlerini ise, saymıyorum bile.

O nedenle, “yaşam biçimine” asla ama “yaşam standartlarına” ciddi bir müdahalesi olduğu doğrudur.

Patlayan çöp dağlarından”, çöpten elektrik üreten bir Türkiye’ye geçişimiz de ki “hız” bazılarımızda “tepe sersemliği” yapmıştır, bu da doğrudur…

Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın “yaşam standartlarımızda” yapmış olduğu müdahalelere minnettarız ve şahidiz Ya Rabbi.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Armağan Ark 4 Ocak 2017
Türkiye nin artık kimse önünü kapatamaz! Globalleşen şu dunya da türkiye de yerini ilk sıralarda alacaktır. Baş yazarımızın yüreğine sağlık paylaşım için teşekkürler