Meleklerin gizemli yönleri...

Meleklerin gizemli yönleri...

  • Fotoğraf #1
    Fotoğraf #1
    Sözlükte "haberci ve kuvvet" anlamına gelmektedir. Çoğulu "Melâike"dir.
  • Fotoğraf #2
    Fotoğraf #2
    İslâmî ilimler terminolojisinde ise nurdan yaratılmış, yemeyen, içmeyen, erkeklik ve dişiliği olmayan, uyumayan, gençliği ve ihtiyarlığı bulunmayan ve günah işlemeyen, ağırlığı olmayan, latif, ruhanî ve nuranî varlıklardır.
  • Fotoğraf #3
    Fotoğraf #3
    Meleklere îmân İslâm'ın temel şartlarından biridir.
  • Fotoğraf #4
    Fotoğraf #4
    Çünkü onların varlığı nass ile sabittir. Onlara îmân etmek, aynı zamanda gayba da îmân etmek demektir.
  • Fotoğraf #5
    Fotoğraf #5
    Her ne kadar onları gözlerimizle görmek mümkün değilse de, aklen inkârını gerektirecek bir sebep de yoktur.
  • Fotoğraf #6
    Fotoğraf #6
    Meleklerin varlığı ve onlara inanmanın farziyeti ile birlikte özelliklerini, görevlerini ve çeşitlerini de şöyle açıklamak mümkündür:
  • Fotoğraf #7
    Fotoğraf #7
    1- Melekler, nurdan yaratılmış, nuranî ve ruhanî varlıklardır. Onlarda; yemek, içmek, erkeklik, dişilik, evlenmek, uyumak, gençlik ve ihtiyarlık gibi insanlara ait özelliklerden hiç biri yoktur. Kur'ân'da şöyle buyurulmaktadır:
  • Fotoğraf #8
    Fotoğraf #8
    "Göklerde ve yerde kimler varsa, O'nun hizmetindedir.
  • Fotoğraf #9
    Fotoğraf #9
    O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz tesbih ederler." (Enbiyâ, 21/19-20)
  • Fotoğraf #10
    Fotoğraf #10
    2- Melekler Allah'a isyân etmezler. Hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar. Daimi olarak Allah'a ibadet ve itaat ederler
  • Fotoğraf #11
    Fotoğraf #11
    Kur'ân'da bu hususa şöyle işaret edilmiştir:
  • Fotoğraf #12
    Fotoğraf #12
    "Çünkü onlar üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar." (Nahl, 16/50), "Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler. O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler" (A'râf, 7/206).
  • Fotoğraf #13
    Fotoğraf #13
    3- Melekler bir anda Allah'ın emrettiği bir mekândan diğer bir mekâna intikal edecek, hatta yerleri ve gökleri dolaşacak bir kabiliyette yaratılmışlardır.
  • Fotoğraf #14
    Fotoğraf #14
    Onların kanatları vardır. Bu konuda Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır: "Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan, Allah'a hamdolsun. O, yaratmada (istediğine) dilediği kadar fazla verir.."(Fâtır, 35/1)
  • Fotoğraf #15
    Fotoğraf #15
    Melekler çok az bir zamanda çok uzak yerlere gidebilirler. Ancak onların gelip gitmesi, inmesi ve çıkması bizim durumumuza benzemez. İnsanların hareketleriyle mukayese edilmez. Kur'ân bu konuda da şöyle haber veriyor: "Melekler ve Ruh (Cebrâil) oraya miktarı (dünya senesi ile) elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar." (Meâric, 70/4).
  • Fotoğraf #16
    Fotoğraf #16
    4- Melekler, Allah'ın emirleriyle farklı şekillere girebilirler. Örneğin Cebrâil Peygamber'e gelirken bazan ashab-ı kiramdan Dıhye adındaki sahabi gibi görünmüş, bazen de kimsenin tanıyamadığı bir yabancı gibi gelmiştir. (Müslim; Îmân; 1).
  • Fotoğraf #17
    Fotoğraf #17
    Hz. İbrahim ve Hz. İsâ'ya gönderilen meleklerin de birer insan şeklinde göründükleri yine Kur'ân'da haber verilmektedir
  • Fotoğraf #18
    Fotoğraf #18
    5- Melekler gözle görülmezler. Gözle görülmeyişleri onların yok olduklarından değil, gözlerimizin o kabiliyette yaratılmamış olmasındandır.
  • Fotoğraf #19
    Fotoğraf #19
    Melekleri gözlerimizle müşahade edemeyişimiz onları inkâr etmemizi gerektirmez. Zira gözümüzle görmediğimiz halde varlığını kabul ettiğimiz çok şey vardır.
  • Fotoğraf #20
    Fotoğraf #20
    Akıl, ruh, zekâ, sevinç ve üzüntü gibi halleri bunlardan sayabiliriz. O halde meleklerin varlığına da ruhumuz ve aklımız gibi inanmak zorundayız.
  • Fotoğraf #21
    Fotoğraf #21
    Melekler, gaybı yalnız başlarına bilemezler. Ancak Allah tarafından kendilerine gaybla ilgili bir bilgi verilmişse, bu bilgileri ölçüsünde bilebilirler. Bu hususta Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:
  • Fotoğraf #22
    Fotoğraf #22
    "Allah Âdem'e bütün isimleri, eşyanın adlarını ve ne işe yaradıklarını öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip "Eğer siz sözünüzde sâdık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin" dedi.
  • Fotoğraf #23
    Fotoğraf #23
    Melekler, "Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih eder, kemal sıfatları ile tavsif ederiz ki, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin" dediler." (Bakara, 2/31-32)
  • Fotoğraf #24
    Fotoğraf #24
    Melekler görevleri yönünden bir kaç gruba ayrılır. Melekler yerde, arşta veya semada bulunurlar. Yerde bulunanlara arzî, gökte bulunanlara semavî, arşta bulunanlara ise arşî denir.
  • Fotoğraf #25
    Fotoğraf #25
    Melekler yüklendikleri görevler itibariyle farklı isimlerle anılmışlardır. Bunlardan dördü, büyük melek olarak bilinmektedir: Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail. Bilinen diğer melekler de şunlardır:
  • Fotoğraf #26
    Fotoğraf #26
    Münker-Nekir, Kirâmen Kâtibin (Hafaza), Hamele-i Arş, Hazin, Zebani, Malik, Rıdvan.